1.000 Arakanlıya 6 ay boyunca her gün sıcak yemek yardımı

1.000 Arakanlıya 6 ay boyunca her gün sıcak yemek yardımı

Acil Yardım Çağrısı kapsamında mazlum Arakanlılara yardımlar sürüyor. Geçtiğimiz hafta Köln’den Bekir Tanrıkulu, Viyana’dan Ekrem Resul Gönültaş ve Berlin’den Murat Şekerci Arakanlılara yardım yapmak için Bangladeş’e gitti. Yardım faaliyetleri Bangladeş’in Arakan sınırına yakın Cox’s Bazar şehri ve sınırdaki mülteci kamplarında yürütüldü.

Yapılan yardım kalemleri şu şekilde: Arakanlı mültecilere her biri 19 kg ağırlığında 3.000 gıda paketi, günlük 1.000 kişiye sıcak yemek (6 ay boyunca devam edecek), 80 çocuğun ders gördüğü bir dersliğin yapımı, Bangladeş içinde 58 büyükbaş adak ve akika kurbanları kesilip ihtiyaç sahiplerine dağıtılması.  

Ülke sorumlusu Bekir Tanrıkulu yapılan yardımlar ve Arakanlı mültecilerin yaşam şartları ile ilgili bilgi verdi: “57 tonluk kumanya yardımını Cox’s Bazar şehri yakınlarında Teknnaf Kampı’na bağlı Unchiprang Mülteci Kampı’nda yaptık. Bu kamp Banladeş, Myanmar sınırına 8 km mesafe uzaklıkta bulunuyor. Cox’s Bazar’dan sınırdaki Arakanlıların yaşadığı mülteci kampları 1.5 saatlik araç mesafesi uzaklıkta bulunuyor. Kumanya paketlerini oluşturan yardım kalemleri, 10 kg pirinç, 2 kg mercimek, 2 kg patates, 2 kg soğan, 300 gr baharat, 2 kg sıvı yağ ve tursilden oluştu. Paketleri alan ihtiyaç  sahiplerinin mutlu olmalarını görmek tüm yorgunluğumuzu aldı, tüm zahmete değdi. 406 hisse kurbanı Dakka şehri yakınlarında kesimini gerçekleştirdik ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. 80 çocuğun ders gördüğü, altı hasırlarla örtülmüş bir dersliğin yapımı da burada gerçekleştirdiğimiz yardım kalemlerinden birisiydi.

6 ay boyunca 1.000 kişiye sıcak yemek dağıtımı

Günlük 1.000 kişiye her gün, 6 ay sürecek sıcak yemek dağıtımı en anlamlı çalışmalardan birisi oldu. Pirinç, baharatlı tavuk ve kaynamış yumurtadan oluşan yemek çeşidi her gün dağıtılmaya devam ediyor. Uzun kuyruklar oluştuğu için kucaında çocuk olanları öne geçirmeye çalıştım.

Kamplarda yaşayan insanların tek geçim kaynağı yapılan yardımlar. Buna rağmen dağıttımız yardımları alabilmek için insanlar uzun sıralarda saatlerce bekleyip, kendilerine yardımın yapılması için çaresizce beklediler. Buradaki insanların hayatları kuyrukta geçiyor adeta. Bangladeş fakir bir ülke; buradaki mülteci kamplarındaki durum ise daha da vahim. Kamplarda kalan kişilerin kamp dışına çıkmaları yasak. Kamplara ise yalnızca yardım kuruluşları girebiliyor.

Kamplardaki evlerden birisinin içerisine girdik. Küçük bir tezgah var, üzerinde iki üç kap, diğer odalar bomboş. Bizler 80-90 metrekare evlere sığmazken buradaki insanlar 20 metrekarelik yerlere sıkışmış bir durumdalar. Şu bir gerçek ki, varlık içerisinde olan insanlar hakkıyla şükretmiyorlar, mutlu olmayı bilmiyorlar. Buradaki insanlar dağıttığımız 20 kg’lık erzaklarla belki dünyanın en mutlu insanı oluyorlar. Evlerde elektrik yok, su yok. Kamplarda su kuyusu var, insanlar su ihtiyaçlarını buralardan karşılıyorlar. Evler 20 metrekare Bambus ağacından yapılmış, üzeri çadırlarla örtülü. Her taraf toprak, yağmur yağdığında her taraf çamur oluyor.

Kamplarda çocuk sayısı çok fazla. Sıcak yemek dağıtım kuyruğunda bekleyen çok sayıda çocuk vardı. Sıcak yemek almaya genelde hep çocuklar geliyorlardı. Sekiz yaşında kızlar, kardeşleri ile sırada, biri kucağında birinin elini tutmuş, ter içerisinde kalmış; ya da sekiz dokuz yaşlarında çocuklar erzak almaya gelmişler, o koca çuvalı alıp gidiyorlardı. Kendi çocuğum aklıma geldi. Onlardan daha güçlüydü ama bunu taşıması onun için dahi mümkün olamazdı. Bu çuvalı taşıyan yavrularımıza hüzünlendim. Allah yardımcıları ve yardımcımız olsun.”

Haber: Murat Kubat

Facebook ile Yorum Yap

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri